 |
GÜNAYDIN: Şahan çıkarsa n'olur?
ŞAHAN GÖKBAKAR: İşte görüyoruz yavaş yavaş. Biraz çıktım, biraz daha çıkmam lazım değil mi?
GÜNAYDIN: Nereye kadar?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Bilmiyorum ben mutlu olduğum sürece, yaptığım iş kendimi tatmin ettiği sürece gideceğim. Beni bayağı mutlu ediyor. Çünkü mevcut televizyon anlayışı içinde benim programımın farklı bir yeri olduğunu düşünüyorum. Programın içindekiler beni de güldürüyor. Sadece program yapmış olmak için değil, eğlenmek için de yapıyorum.
GÜNAYDIN: Hayattan ne bekliyorsun?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Benim babam çok erken yaşta vefat etti. Bence hayattan beklentiye girmek saçma sapan şeylerle sonuçlanabiliyor. O yüzden anı yaşamayı tercih ederim. |
GÜNAYDIN: Başarının bitme korkusu var mı sende?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Bitmek nedir ki? Doğduğunda annenden başka kimse seninle ilgilenmiyordu. O yüzden annen hayatta oldukça bitemezsin bence. Beni insanlar ekranda görmek istedikleri sürece ben eğlenirim. Hayatımda temel aldığım tek şey annem ve kardeşim, gerisi şov dünyası...
GÜNAYDIN: Annene çok mu bağlısın?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Bağlıyım da, ana kuzusu derecesinde değil. Beni annem hiç mıncıklamadı, hep konuşarak sevmiştir.
GÜNAYDIN: Bu kadar başarılı olacağına inanıyor muydun?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Tabii ki. Ömrümün çoğunu düşünmekle geçirdim. Ölüm, hayat, arkadaşlarım, annemin davranışları hakkında hep düşünürdüm. Annem çalışıyordu, biz okuldan dönüp iki çocuk evde televizyon izlerdik.
GÜNAYDIN: Televizyonu nasıl izlersin?
ŞAHAN GÖKBAKAR: İnanmayarak izlerim, o yüzden bana zararı olmuyor. Televizyondaki futbol yorumuna bile inanmıyorum. Zaten televizyon inanılacak bir mecra değil. Bana da inanmayın, inanılacak bir iş yapmıyorum. Kadın programlarındaki acıların, dertlerin bir anlamı yok. Televizyonda paylaşıyorsun bunun neresi inandırıcı.
GÜNAYDIN: Senin favori TV kanalın, TV insanın?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Memleketim TV... Hatta oraya 'İstanbul' olarak yorum yapmak istiyorum... Haşmet Babaoğlu, Hıncal Uluç ve Fuat Akdağ'ın 'Doksan Dakika'daki yorumlarını seviyorum. Orada bayağı malzeme var da programıma taşımıyorum...
GÜNAYDIN: Her yeni çıkanı birine benzetmek isterler seni de Ata Demirer ve Cem Yılmaz kırması yaptılar...
ŞAHAN GÖKBAKAR: İlk çıkışta bu hep olur. Bir masa düşün; kurtlar sofrası. Bunun üzerinde de güzel güzel yemekler var. İskender, lahmacun, kaşarlı pide... Masa böyleyken garson masaya başka bir tabak daha koydu; işte ben buyum.
GÜNAYDIN: Sen hangi yemeksin?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Bamya olurum (gülüşmeler), çok severim bamyayı.
GÜNAYDIN: Sen bamyaysan diğerleri ne?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Ben bamyayım diğerleri beni ilgilendirmiyor... Hiçbirimiz birbirimize benzemiyoruz. Birbirimizle aynı masada olmayı hazmederek yaşamayı öğreneceğiz. Mesela yurtdışında komikler birbirini sever. Bizde Cem Yılmaz, Beyaz, Okan Bayülgen, Yılmaz Erdoğan ve Ata Demirer beşlisine altıncı kulvarda Şahan geldi. Benim derdim senelerdir komedi adına izletilen saçmalıklardı. Bunların dışında işini ciddi yapan kimseyle problemim yok. |

Röportajdan bir fotoğraf
|
GÜNAYDIN: Bu kadar komik bir adam olunca, özel hayatında insanlar komik olmanı bekliyorlar mı?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Sokakta biri görünce selam veriyor ben de veriyorum "Aa ne kibar çocuk!" diyorlar. Sanki her an espri yapacağım, sulu olacağım. Özel hayatımda çok efendiyim ve ağırbaşlı biriyim.
GÜNAYDIN: Şöhret olmak nasılmış?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Şöhret olunca bir şey olmuyor valla. Öyle "Aaa Hande Ataizi, aaa bütün şöhretler buradaymış" gibi bir durum olmuyor.
GÜNAYDIN: N'oluyor peki?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Daha önce muhabbet etmediğin, sadece ürünlerini tükettiğin insanlarla ilginç paylaşımlar içine giriyorsun (gülüşmeler)...
GÜNAYDIN: Nasıl paylaşımlar?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Dinlediğin, izlediğin bir adam gelip, "N'aber?" diyor.
GÜNAYDIN: Nasıl bir duygu bu?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Sanki kırk yıllık dostmuşuz gibi hissediyorum. Onları tanıyordum ve yaptıkları işi seviyordum. Arkadaş grubuma yeni insanlar ekleniyor ve çoğu ünlü...
GÜNAYDIN: Kimler eklendi?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Aklına gelebilecek herkes.
GÜNAYDIN: 24 yaşındasın, kızlarla ilişkinde bir değişim oldu mu?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Ben şöhret gibi yaşamak nedir, neyi gerektirir konumunda görmüyorum kendimi. Evimden gizli, siyah camlı arabalarla çıkayım durumu yok. Popüler olmadan önceki hayatımın aynısını yaşıyorum.
GÜNAYDIN: Her şey aynı mı gerçekten?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Sadece arabamı değiştirdim.
GÜNAYDIN: Sevgilin?
ŞAHAN GÖKBAKAR: Yok.
| |



|
|